Ana Sayfa Özgeçmiş Üniversitemiz Görüşler

Üniversitemiz - Muhat Emmi'ye Mektuplar

Özgeçmiş
Genel Bilgiler
Yayınlar
Bildiriler
Diğer Yayınlar
Diğer Aktiviteler
Kitaplar
 
Üniversitemiz
Muhtar Emmi'ye Mektup
Demokrasi, Yasalar ve Yanlışlar
Yaşadıklarımdan
YÖK Tasarısı
 
Görüşler
Ayın Yazısı
Orkun Yazıları
Bana Ulaşın
 
Denemeler
Tohum ve Sabır
Topraktaki Mühür
   Kurtboğan ile Ali Yüzbaşı
   Gani Baba
   Serçoban
   Garip Hafız
 

Muhtar Emmi'ye Mektuplar

Muhtar emmiye yazılan 2 mektup 2002 yılı başlarında 2 ay aralıkla Samsun EKİP gazetesinde yayınlandı

Birinci Mektup

Olmadı Muhtar Emmi! Olmadı..... I

Muhtar Emmi,

Muhtar seçiminden beri çalışmalarını ilgiyle izlemekteyim. Uzun zamandır sana yazmayı düşünüyordum. Öncelikle sabırlı olmayı; ani karar vermemeyi doğru buldum. Hatırlarsan: seçimde eski muhtarın yaptığı kişisel hataları yüzünden piyangodan çıkarcasına muhtar olmuştun. Hatta köyün yarısından çok fazlası seni desteklememişti. Muhtarlık koltuğuna oturmanı -demokratik değil ama- hukuka uygun bulduğumuzdan seni tüm köyün muhtarı olarak kabul etmiştik.

Muhtar Emmi,

Şeyh Edebali Osman Gaziye vasiyetinde derki: ?Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.... Güceniklik bize, gönül almak sana...... Suçlamak bize, katlanmak sana........ Bölmek bize, bütünlemek sana............? ve ekler ?İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN.?

Seni sevmeyenlerin, seni istemeyenlerin, muhtar ve ihtiyar heyetindeki yerini kaybedenlerin kızgınlıklarını hazmetmek; onları sakinleştirmek bütünlemek sana düşüyordu. Köyü sakinleştirmek ve güzelleştirmek senin görevindi.

Beraber seçildiğin ihtiyar heyetinin, seçtiğin bekçinin, getirttiğin ebenin, yaptıkları herşeyin sorumlusu sensin. SEN BU KÖYÜN MUHTARISIN. ?Ben bilmiyorum. Benden habersiz yapmışlar.? demeye hakkın yoktur. 100 kişilik köyü, aile efradından ve yönetim gurubundan olan 15 kişinin arzularına göre de yönetemezsin. Çünkü SEN TÜM KÖYÜN MUHTARISIN. 15 kişilik gurub senin has adamların, diğerleri ise avam veya kölelerin değildir.

Muhtar Emmi,

Köyümüzün başına geçtiğin günden beri seni bizim köyün muhtarı bilip, ona göre saygıda kusur etmemeye dikkat ettim. Ancak, son zamanlarda seni yeterince tanıyamadığımı düşünüyorum. Tüm idareciler, kararlarının ve uygulamalarının, adil ve kanun-yönetmeliklere uygun olması zorunda iken son günlerde anlayamadığım uygulamaların sahibi oldun. Ancak unutmaman gerekir ki: ADALETSİZLİK SENİ YIKAR. Kanun ve yönetmelikleri çiğnemen ise KÖYÜ BOZAR. Sen, kanun ve yönetmeliklere uymazsan; Köylü önce sana olan saygısını kaybeder sonra da yıkılırsın. Eski muhtarın, senden çok daha güçlü ve köyün desteklediği bir kişi olmasına rağmen neden kaybettiğini unutmamalısın.

En son olarak, köyün arabası ile yapılan seferlere binebilecek kişiler diye yaptığın listeyi duydum ve okudum. Yanlışsın muhtar emmi. Kanun ve yönetmeliklere göre her köylünün faydalanabileceği bir imkanı, bazı kişilere yasaklamanın mantığı ve hukukta yeri yoktur. ?Ben böyle istiyorum. Böyle uygun gördüm.? diyemezsin. Buna hakkın yoktur. Hukukun verdiği bir hakkı sen alamazsın. Alırsan zorbalık-kanunsuzluk olur.

Gönlüm bu duyumların yanlış çıkmasını arzuluyordu. Maalesef yalanlanmadı. Dahası bazı köylülerle yukarı mahallede yaptığın toplantıda kullandığın bazı ifadeler, -ki inanmakta hala zorluk çekiyorum- beni şaşkına çevirdi. Demişsin ki: "Ben muhtar olduktan sonra, siz nezaketen de olsa evinizi, yolunuzu ve çalışmalarınızı benim beklediğim şekilde değiştirmediniz. Onun için sizi köyün arabasına bindirmiyorum.? Başka birisine telefonda söylediğin ifade edilen: "Falanca kişiyle konuşmayacaksın." cümlesi de aynı etkiyi yarattı. Laf aramızda eski muhtarlarda da aynı hastalık vardı ve onları beraber eleştirirdik.

Muhtar Emmi; Bunları nasıl söylersin?. Devletin bir parçası olarak köyün idaresi, nezaket ve sizin arzularınız-beklentileriniz esas alınarak mı gerçekleştirilir, yoksa kanun ve yönetmeliklerle mi? Sizin nezaket dayanaklı beklentileriniz hukukun üstünde mi? Elhak, makama saygı ve ululemre itaat gerekir. Eskilerin deyimi ile baş başa, baş ta yasalara bağlıdır. Amma yönetici, saygı ve sevgisini kendi yaratır. Sana bu konuda, başından beri yanlışlar yaptırılıyor muhtar emmi. Kim bilir belki de nezaket, kanun, yönetmelik derken en önemli insanca vasfımızı unutmaya başladık. Hani, Fuzuli'ye:
"Her ne var ise aşk imiş bu alemde,
İlm bir kıyl-ü kaal imiş ancak."
dedirten sevgiyi.

Köyümüzde sevgi kalmadı. Saygı kalmadı. Huzur kalmadı. Bunları sağlamak ta, -en başta- senin görevindi.

Sevgili muhtar emmi,

Seni bu göreve getirenler bu köyün gelişmesi, büyümesi, ilerlemesi ve üretmesi için getirdiler. Muhtarlık makamının da üstünde olan makamlar elbet vardır. Sorumluluklarının bilincindedir.

Senin içinse: Yanlışı kabul edip düzeltmek bir erdemdir.

Köyün bir ve beraber olup hep beraber ilerlemesi, refahı ve HUZURu ise hepimizin görevidir.Bunun içinse yalnızca tek bir kavram yeterlidir: ?SEVGİ?. Çünkü, saygı sosyal bir zorunluluk, sevgi ise gönüllerin birleşmesidir.

Rahmetli Galip Erdem'in en büyük noksanımız olarak gördüğü "SEVGİ". "En büyük noksanımız, yeterince sevmesini hala öğrenememiş olmamızdır.?

Muhtar Emmiye Mektup II

Muhtar Emmi,

Sana yazdığım birinci mektuptan sonra, düşüncelerimi tümüyle destekleyen sayısız mesaj aldım. Hemen belirteyim ki: kavga veya tartışma (yıkıcı) gibi bir arzum hiç olmamıştır ve olmayacaktır. Devletimizin koyduğu kurallara uygun kaldığın ve tüm köyün muhtarı olduğunu unutmadığın sürece de, böylece devam edecektir.

Benim yazdığım mektuptan sonra köyden bir grubun açık mektup olarak görüşlerini şahsınıza yazdıklarını; bu görüşlerini posta vasıtasıyla bazı köylülere de ilettiklerini ve hatta bazı evlere kapı altından attıklarını öğrenmiş bulunuyorum. Şahsımıza da bu şekilde iletilen mektubun tüm köyü ve kamuyu ilgilendirdiğini düşünüyorum. Bu nedenle mektup aşağıda açıklanmıştır. Okunamayan veya doğrudan kişisel olan bilgiler noktalamalarla geçildi.

Amacımız "üzüm yemek" olduğundan, ve eleştirenlerin seçimde sana destek verenler olduğu dikkate alınırsa; sanırım kızmadan, öfkelenmeden, düşünerek okumakta yarar olacaktır.

Allah'a emanet olunuz.

AÇIK MEKTUP

Sayın Muhtarım,

Yaklaşık bir buçuk yıl önce koltuğa oturdunuz. Köyümüzdeki bu değişiklik birçok kişiyi memnun etmişti. Zira, köyümüzün daha iyi olacağına, gelişeceğine güvenimiz tamdı. Ancak işler beklediğimiz gibi gitmedi.

Köyümüzde huzur eksikti. Üretim için üreticilerin rahat olması gerekirken; köyümüzde gittikçe derinleşen kamplaşma havasından artık biz de rahatsızlık duymaktayız. Aslında bu konuda sizlere büyük bir ümit bağlamıştık. Muhtar olarak, köylüler arasında bir uzlaşma sağlayabilirdiniz. Bunun için tüm köyü kucaklamanız yeterli idi. Sanırız, bu konuda biraz da tecrübesizliğinizin kurbanı olarak, yakın çevrenizdeki bazı kışkırtmalardan etkilendiniz. Sonunda da köylülerin birbirlerine "günaydın" demekten kaçındıkları bir ortam yaratıldı. Artık bir sinir harbinin yaşandığı bir köyden usandık.

Sizlere daha önce bir şekilde destek veren köylüler olarak, son günlerde köyümüzün sık sık yolsuzluklarla anılır olmasından rahatsızlık duyduğumuzu da belirtmek istiyoruz. Günlerce, köyümüz aleyhine yazılan-çizilenlere karşı doyurucu bir yanıt vermemenizi de anlamak mümkün değil. Çünkü, köyümüz en az sizin kadar bizi de ilgilendiriyor.

Sayın Muhtar,

Yeni yılda hem köyün durumunu hem de kendi durumunuzu gözden geçirmek zorundasınız. Sorumlu bir muhtardan da ancak bu beklenir. Çevrenizde gelişen olayları doğru bir şekilde analiz edemezseniz, korkarız ki yarın her şey çok geç olabilir. Eğer, sorumlu bir kişi olarak davranmazsanız, kafalardaki şüpheleri daha da büyütmüş olursunuz.

Son günlerde özellikle sağlık ocağı içinde oluşan bazı konulara karşı tedbirler almanız gerekiyor. Bazı kişilerin cihaz alımlarında şahsı menfaat sağladıkları her yerde konuşulur oldu. Bazılarının, firmalar ile anlaşmalı davrandıkları ayyuka çıkmış durumdadır. Sağlık Ocağı başhekimi aklı estiği gibi görevlendirmeler yapıyor. Bütün bunlar olurken bazıları da ceplerini düşünüyor. Örneğin;

-...............................'ı ..................................... olarak atadığınızdan sonra, eşinin işyerinin cirosu misli misline artmıştır. Ayrıca ......................... Sağlık Ocağında bir başı bozukluk vardır. Hizmet iyi değildir. Geçen yıllara göre hasta sayısındaki artışa karşın, .......................Otorite boşluğu yaratan bu durumu ortadan kaldırmalısınız.

İnşaat işleri hemen hemen durmuştur. Bu konuda sizin de büyük eksikliğiniz var. Gerek Özel İdare, gerek İller Bankası ve gerekse siyasi kadrolarla, -tek bir bakan hariç tutulursa-, bir buçuk yıllık bir süreçte ilimize gelen hiçbir bakanın köyümüzü ziyaret programına almamaları, hatta bazı bakanların programlarında var olmasına rağmen ziyaretlerini iptal etmeleri bunun açık bir kanıtıdır.

Köylülerimiz, köye tahsisi edilen kadrolar konusunda büyük bir sıkıntı yaşamaktadırlar. Kadroları verecek makamla iyi ilişkiler kuramadınız. Üstelik kadro konusunda büyük bir hata yaptığınız ve ......................... Eski yönetimin destekçisi bazı kişileri cezalandırmak isterken herkesi cezalandırdınız.

Türkiye'deki hiçbir köyde kadro konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmazken, sadece köyümüzde bir kaos yaşanmaktadır. Aslında, hangi sebeple olursa olsun, muhtarlık makamı tarafından bir köylünün haklarının verilmemesi, geçmişte eleştirdiğimiz bir konunun savunulması demektir. Bu durumun demokratik bir anlayışla bağdaştırılması da mümkün değildir. Kadro konusunda yanılgıya düşmeyip, herkesin kadrosunu vermiş olsaydınız, köyümüzün huzuruna katkıda bulunurdunuz.

Sayın Muhtar,

Eminiz ki bir buçuk yıldır kadro bekleyen ve yanlış politikanızla maddi ve manevi zarara uğrayan köylülerin size olan kırgınlığı gittikçe artacaktır.

İlimizde yayınlanan ............ ............ adlı yerel gazetede köyümüz ve sizin aleyhinize yazdığı seri yazılar köylüler arasında büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. Muhtarlık, tüzel bir kişilik olup, hakkında söylenen her söz bizleri de bağlar. Bu yazılardan birinde "Bu muhtar bir gün elleri kelepçeli olarak köyden ayrılacak" cümlesinin yer alması, tüm köyü yaralamıştır. Bu sözlere karşı tepkisiz oluşunuz anlaşılır gibi değildir. Üstelik, bu gazetecinin "Elimde belgeler var. Muhtar efendi, bize doğruyu yazmıyorsunuz desin de görelim" diye meydan okumaktadır. Bu durum, köyümüzün saygınlığına gölge düşürmektedir.

Objektif olarak .................. kurumsallaşma konusunda hiçbir adımın atılmadığı bir gerçektir. ................................ Açıkçası, başka köylülerle karşılaştığımızda, bizim köyümüzün "sorunlu bir köy" olarak anılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Açıkçası, bir yıl sonra muhtarlık için yeni bir seçim atmosferine girildiğinde bu günkü gerginliğin artması da kaçınılmazdır. Meydana gelecek tüm olumsuzlukların size fatura edileceği de bir gerçektir. Bu duruma göre köyümüz için gelecek günler daha zorlu olacaktır.

Köyümüzün kurumsallaşabilmesi için önce rahat bir çalışma ortamının yaratılması gerekir. Bu konuda asıl görev yine size düşmektedir.

Sayın Muhtar,

Kamuoyunda gittikçe prestij kaybetmeniz öncelikle bizleri üzer. Zira, muhtarlık koltuğu kimsenin şahsi malı değildir. Lütfen, geçmişte Kamuoyunda sizlere destek verenlerin bu günkü tavırlarından ders alınız. Aksi halde "Muhtarlık, bu adama çok bol geldi" diye yakın dostlarınızın yakınmaları daha da artacak.

Dost acı söyler. Köyümüzün yarını için, bu gün doğruyu söylemek zorundayız. Muhtarımız olarak, bu nedenle aşağıdaki satırlar üzerinde düşünmek ve bir şeyler yapmak zorundasınız.

  • 1. Kahyanız için ödediğiniz diyet artık çok fazladır. Her ne olursa olsun, rüşvet almaktan yargılanmış ve bu nedenle kamuoyunda yıpranmış bir elamanı kahya olarak seçmeniz ve alım satım işlerine onu sorumlu seçmeniz şık olmamıştır. Onu savundukça biraz daha zor duruma düştüğünüzün farkına varmalısınız. Bu nedenle kahyadan derhal kurtulmalısınız.
  • 2. İmardan köye getirdiğiniz ve kamuoyunda "profesyonel hırsız" olarak bilinen ............'i derhal geldiği yere geri göndermelisiniz. Zira, bu kişinin "sahtekarlık ve haksız kazanç" davaları halen devam etmektedir. Üstelik, bu kişiyi daha da yükselteceğinize inanmak istemiyoruz. Bu durum sizin kamuoyundaki prestijinize büyük darbe vuracaktır.
  • 3. İşine son verdiğiniz ..................... hakkında "dürüst bir eleman" demenize rağmen, "Görevden niçin aldınız?" sorusuna hiçbir tatminkar açıklama yapmadan "öyle gerekiyordu" demeniz hiç hoş olmadı.
  • 4. .............................
  • 5. İrtica ile mücadele çerçevesinde, ........................ İnsanların birbirine "günaydın" demekten kaçındıkları köy yaratılmasında, muhtar olarak kendi katkılarınızı gözden geçirmeniz dileği ile, saygılar sunarız.

KÖYDEN BİR GRUP

Açıklama

(6.6.2002 tarihinde Samsun55.net forumunda ki açıklama)

Değerli hemşehrilerimiz,

Ekipte yayınlanan muhtar emmiye mektup:II başlıklı yazı ile ilgili olarak bizim köyün sağlık ocağından bir arkadaş ziyaretime geldi. İsmini vermemiş olmamıza rağmen imzasız mektuptan aksettirdiğimiz (mektupta kendi isminin geçtiğini biliyormuş) konuda açıklamalarda bulundu. Hesap vermeye hazır olduğunu ifade ederek kişisel kazanç sağlamadığını belirtti. (Tüm ailesinin ekonomik çalışmaları ile ilgili belgelerin tetkik edilebileceğini bildirdi.)

Konunun hakimi veya savcısı olmadığımızı hemen belirterek; iddia sahiplerine duyuruyoruz.

Yazdığımız 2 mektupla ilgili olarak tek açıklama yapan kişinin söz konusu arkadaş olduğunu dikkatinize sunuyorum.

Saygılarımla.

Bu sayfa 14/01/2003 tarihinden itibaren 2478 kere ziyaret edilmiştir.

En Baş || Ana Sayfa || Özgeçmiş || Üniversitemiz || Görüşler || Denemeler