Ana Sayfa Özgeçmiş Üniversitemiz Görüşler

Üniversitemiz - Yaşadıklarımdan

Özgeçmiş
Genel Bilgiler
Yayınlar
Bildiriler
Diğer Yayınlar
Diğer Aktiviteler
Kitaplar
 
Üniversitemiz
Muhtar Emmi'ye Mektup
Demokrasi, Yasalar ve Yanlışlar
Yaşadıklarımdan
YÖK Tasarısı
 
Görüşler
Ayın Yazısı
Orkun Yazıları
Bana Ulaşın
 
Denemeler
Tohum ve Sabır
Topraktaki Mühür
   Kurtboğan ile Ali Yüzbaşı
   Gani Baba
   Serçoban
   Garip Hafız
 


ARZ-I HAL
 
Görklü Tanrım!
Bağışladın insanoğluna iki göz, iki kulak , birer ağız ve beyin.
İki kere bakmak, iki kere dinlemek bir kere düşünüp konuşmak için.
Sesin yönünü ikinci kulağa ekledin. Birinci göze eni-boyu, ikincisine derinliği verdin. Hacmi gösterdin.
Verdin adem oğluna beyinlerin en büyüğünü.
Düşünmesi için.
Öyle bir beyin ki........ File, balinaya, deveye, sığıra, tüm canlılara verdiğinden daha büyüğü...
Düşünmesi için....
 
Görklü Tanrım!
Yücelerden yücesin. Kimse bilemez nicesin.
Yarattın; sahibisin zamanın...........
Bakanların görmesi için.......
Anlayanın bulması için; Çekirdeğe orman gizledin.........................
Evreni yarattın. Arayana, iğne deliğinde kendini gösterdin:
Sararan yaprağın dünü-bugünü-geleceğinde seni bulduk. Tecellini gördük.
İğne deliğine sığan, topal karıncadaki azim: Seni anlattı.
Hüsnünü gösterdin.
Bezm-i elestte "bela" deyip "fena"yı bulduk.
Doğmamış bebeğe dil verdin. Gönlümüzü doldurdun.
..............................
Tur'un hake yeksan olduğu yerde.........
Hakir kulun ne yapsın?............
.................................
"Yaratılanı sevdik yaradandan ötürü"................
Sevdik: eserindir diyerek.................
İblis secde etmedi. Biz gönlümüze yerleştirdik: "Senden"dir dedik.
Senden olanlar, gönlümüze yük oldu.
Lütfunda hoş. Celalinde. Amenna.
Ama yükümüz ağır geldi.
Sen ki, kullarına taşıyamayacağı yük yüklemezsin.
Verdiklerinle düşünür konuşuruz.
Lutfedersin irşad oluruz.
Ummanından doldurduğumuz tası izninle katre katre sebil edip dağıttık..
Meale aşina olan dinleyip kabullendi.
Kademsiz Mehmetlerin başına gülle geldiğinde, Hırsına kılıf arayıp,"Eyvah" landı.
Farkı da senden bilir ve dahi inanırız ki:
"Vermeyince mabut, ne yapsın Sultan Mahmut?"
...............................
"Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?"
"Münafıkların münafıklığı, teberimize bileğidir."
..................................................
Ya Rab!
Hadım Ahmet Paşa'yı sen yarattın. Ama, ..............
Parmağıyla Çanakkale boğazını kapatmasını da sen mi emrettin?
Öküz Mehmet Paşa'yı da sen yarattın......
Öküz Mehmet Paşanın çadırındakileri de..........
Çadıra giren öküzü de .......
Hepsini sen yarattı isen: Hadım Ahmet Paşa'nın aklını bir gecelik senden diliyoruz. Bir gece rahat uyuyabilmek için............
................................................
Düşünüyoruz. Hissediyoruz. Lakin içinden çıkamıyoruz. Sana inanıyoruz. Sana teslimiz.
Ama, yarattıklarını anlayamıyoruz.
Verdiklerinle seni bulduk.
Yarattıklarını, senden eserdir dedik; gönlümüze yerleştirdik. Gönlümüze sığınanlar,. "Bela" yı kavga; "Fena"yı kötülük anladılar. Kendi kavgalarında kırıldılar; Manaya hademelik bize kaldı.
 
Kabul ettik. İkrar ediyoruz:
"İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez.
Zira ki bu terazi ol kadar sıkleti çekmez."
Ama, gönlümüz kanıyor.
"Eşref-i mahlukat" tan yarattıkların gönlümüzü kanatıyor.
Gönlümüzdeki yük taşınamayacak kadar ağır. Taşıyamıyoruz.........
Demirin-çeliğin-tenekenin özü aynı. Ancak........................
Demirden yusuf yüzlü maskelerin ardında iblis ruhlu tenekeler gizli.
İblislerin cehennem ateşinde yanması için, demirleri ateşe sokup döğmemiz mi gerekiyor?........
Hilaline-yıldızına sarılıyoruz.
Dua ediyoruz.
Sabrediyoruz.
Sana sığınıyoruz.
Ya bizim gönlümüzü al.
Ya da............
.............................................
Döğmeye gönlümüz el vermiyordu. Sabrımız tükeniyor.
Ya sabrımızı artır.. Ya da bileğimize güç ver.
Arz-ı halimizdir.
Sana sunuyoruz.
Sana havale ediyoruz...........
 
SON SÖZ
 
Son söz:
Onlar,
Yiğittiler,
Yiğitlikleri sevgi ve sabrımızın sınırına kadardı.
"Ekmek tuz hakkı" için sustuğumuzu fırsat bilip her fırsatta karşımıza
çıktılar.
Ekmek tuz hakkını bitirdiler.
......................
Şeytan taşlamaya çıktık.
İblis ruhlu tenekeler ortalıktan kayboldu.
Mertçe kavgayı bile göze alamadılar.
Deniz bitti.............
Günün birinde ardımızdan havlama işitirsek.
İti azarlamaz TEKMEYİ YAPIŞTIRIRIZ.
KÖPEKLERİN AĞLAMA HAKKI YOKTUR.
Böylece biline.

Bu sayfa 14/01/2003 tarihinden itibaren 2344 kere ziyaret edilmiştir.

En Baş || Ana Sayfa || Özgeçmiş || Üniversitemiz || Görüşler || Denemeler